gerçekler;
lisans dönemimde kayıt yaptırırken benim de önümü kesmişlerdi. kalacak yer arıyorsanız bizim evlerimiz var görmek ister misiniz kardeşim dediler. ben de olur kalırım ama buralarda bir rum kilisesi varmış. oraya en yakın evinizi ayarlarsanız her pazar sizin için de dua ederim dedim. allah affetsin seni diyip siktir olup gittiler. sonra bi sigara yakıp onlar uzaklaşırken kumaş pantolonlarından kabak gibi çıkmış götlerini yarınlar yokmuşçasına izledim.
sinemaya ilk defa okulun düzenlediği bir etkinlik sayesinde gitmiştim, ilk okul 3. sınıftaydım. sonra o devasa perdeyi görüp mükemmel ses sistemini duyunca dedim ki işte ben de böyle bir şeyler yapmalıyım. çılgın konuklar gibi boktan bir filmi hayranlıkla 2 saat izledim evet dedim bu senin işin olacak, sen bu olacaksın dedim. şimdi ise limon piyasasını takip ediyorum, gün geçtikçe daha da ucuzluyor. her bokun fiyatı artarken neden limonun filesi 2 liraya satılıyor amına koyum. dalından alırken kilosuna 50 kuruş veriyor orospu çocukları, kilo başı maliyeti zaten 80 kuruş. ananızı sikeyim sizin tamam mı? ilk baştaki hikayeyi uydurdum zaten, film bok gibiydi. eminim buz devri falan olsaydı sinemada izlediğim ilk film şimdiye kadar üç tane oscar almış olurdum.
@sentor: beni sik sentorrrrr
@sentor: hep sen giriyorsun aramıza pis kıskanç
@orgbot: dimi sevgilim