Gururlar 9 Eylül 2017

Kitap kesitleri

lokman'ı etkileme çabaları

? vampir irfan 09.09.2017 19:41 3

Kitap kesitleri

@halaburadamisiniz: nesi var lan buranın

? zeratul 09.09.2017 22:52 2

Kitap kesitleri

Anasini siktigimin ronesans yaratmaya calistigi yere bak

? halaburadamisiniz 09.09.2017 22:07 2

Salak bunlar ya

@dogukan: dogukan

? Gagfa Ne Amina Koyim 09.09.2017 00:50 2

Kitap kesitleri

@dogukan: melaba :)

? halaburadamisiniz 09.09.2017 23:54 1

Kitap kesitleri

@halaburadamisiniz: neyi varmis kardes tilki gibi yer

? dogukan 09.09.2017 22:23 1

noldu öyle ya

ananın amı oldu

? cavci 09.09.2017 22:21 1

Salak bunlar ya

Bickle kankimi kotu sikmisim bu baslikta. Umarim komaya filan girmemistir

? lee loo 09.09.2017 01:43 1

Genç Prens'in Dönüşü - A.G. Roemmers

Ertesi sabah erkenden yola çıktık. Gözlerimizin önünde akıp giden uçsuz bucaksız yol ikimizi de içine almıştı. Tüm çoraklığına rağmen manzara yine de ilgi çekiciydi, belki de içten içe onu beğenme arzusu duyduğumuz içindi bu. Genç Prens kucağında tuttuğu Alas’ı okşuyordu. Dikkati başka bir yerde gibiydi; onu bir şeyin endişelendirdiğini fark etmiştim, fakat sessizliğine saygı gösterdim. Bir müddet devam eden sessizlikten sonra nihayet konuştu:
“Ben ciddi bir insan olmak istemiyorum.”
“Olmazsın o zaman.”
“Ama büyümek zorundayım.”
“Evet, öyle.”
“Ciddi bir insana dönüşmeden nasıl büyüyebilirim ki?” soran Genç Prens’i endişelendiren durum bu olmalıydı.
“Bu bir başka güzel soru..." dedim. "Hatta o kadar iyi bir soru ki ben henüz uygun bir cevap bulamadım buna. Gençlik yıllarımızda dünyaya açılırız. Ailelerimizle yaşadığımız süre içerisinde tanıdığımız dünyaya çok uzak bir yerdir burası; en azından büyülü şatolarda yaşayan prens ve prenseslerin, büyülü perilerin olduğu masalları dinleme şansını yakalayanlar için. İşte bu yeni dünyaya açıldığımız an, bencillik, anlayışsızlık, öfke ve aldatmayla tanışırız. Kendimizi savunmaya, masumiyetimizi korumaya çabalarız; fakat haksızlık, şiddet, yüzeysellik ve sevgisizlik peşimizi bırakmaz. İşte bu yüzden ruhumuz, çevresine neşe ve ışık saçmak yerine, acı fakat önlenemez gerçekliğin karşısında titremeye başlar. Bazıları hayallerinin hâzinesini terk ederek, akılcı düşünmenin sahte güvencesinin sunduğu hayatla yetinir. Ciddi insanlara dönüşürler, rakamlara ve rutinlere taparlar, çünkü onlar sayesinde açık bir güvence elde ederler. Ama bu güvence aslında hiçbir zaman tam anlamıyla var olmadığından, bir türlü mutlu olmayı başaramazlar. Sürekli bir şeyler alıp biriktirirler, fakat her zaman bir şeylerin eksikliğini duyarlar. ‘Sahip olmak’ bizi mutlu edemez, çünkü bizi ‘var olmak’tan uzaklaştırır. Bu insanlar araçlara o kadar kapılıp giderler ki asıl amacı unuturlar."
"Mutlu olmuyorlarsa, yetişkinler hayatlarının büyük bir bölümünü neden arka arkaya bir şeyler alarak geçiriyorlar?” diye sordu Genç Prens.
"Mutluluğun bir şeyler elde ederek sağlanabileceğini düşünmek, insanın sakinleşmesine yardımcı olan kendini kandırma yollarından biridir. Önemli olanın sahip olmak veya olmamak şeklinde algılanması, uğrunda yapılan arayışın da bizden uzağa kaymasına sebep olur; böylelikle kendi içimize bakmak zorunda kalmayız. Bu düşüncenin arkasından gidersek değişmeye gerek kalmadan, yalnızca şunu veya bunu elde ederek mutlu olabiliriz”
"Peki, hiç kimse bu durumun farkında değil mi?” diye sordu Genç Prens, insanların bu kadar kör olmasına inanmak istemiyor gibiydi.
“Durum şu ki genç dostum, toplumumuzda elde edilebilecek şeyler o kadar çoğaldı ki insanlar artık tüm seçeneklerin sonuna gelene kadar, yanlış yola saptıklarını fark edemez hale geldiler. Her türlü olasılığa, her ne kadar ufak olursa olsun, hata yaptıklarını ve değişmeleri gerektiğini kabul etmeyerek inada tutunup kalırlar. İşte bu yolda son bir şey elde ettiklerindeyse, yola ilk çıktıklarında kazandıkları başka şeyleri kaybetmeleri yeni bir problem olarak karşılarına çıkar. Ellerindeki yedi şapkayla oyunlar yapıp hiçbirini yere düşürmeyen akrobatlar gibidirler. Onlar bile sadece yedi taneyle yaparlar bunu! Kaldı ki insanlar elde etmek istedikleri bir şeye yaklaştıklarında, sadece devamında ne istediklerini düşünürler. İşte o zaman nihai amaçları, aslında olması gerekenden sapar ve böylece hayatlarını nafile bir arayışla harcarlar. Bir şeyden diğerine atlayıverirler; tüm bu nesneler, asla karşı yakasına geçmeyecekleri bir nehrin taşları gibidir. Genelde, daha fazlasını elde etmeyi arayanlar, geleceğe tutsak kalırlar. Şimdiki zamanı ne hissedebilir, ne de tadını çıkarabilirler onun; çünkü tüm dikkatleri o anın ardından gerçekleşmek zorunda olana odaklanmıştır”
“Peki, bunu değiştirmek için ne yapabilirler?” diye sordu genç arkadaşım, kucağında yatan Alas’ı okşarken.
"Varoluşun gerçekliğine dalmak ve kendini akışa bırakmak. Her geçen anı yaşamaya, hissetmeye ve sevmeye odaklanmak, bu süreçte yaptığımız yolculuğun sonucunu saplantı haline getirmemek. Sonuçta hayatın amacı da tam olarak budur aslında, tecrübe etmek ve hissetmek. Önümüze çıkan engeller karşısında, özünü koruyarak değişip yeni şekillere girebilir hayat; durmadan akışının yönü ve yatağının genişliği değişen bir nehir gibi. Burada önemli olan, algılarımızın açık olması; sevme, var olma, keyif alma ve yaratma yetilerimizi sonuna kadar kullanabilmemizdir. Bulunduğumuz anı ve yeri yaşayarak bilinçli ve açık olmalıyız. Ne geçmişe ne de geleceğe takılı kalmanın bir faydası yoktur.”

? pablo escobar 09.09.2017 04:31 0

Olm odtü te agaçları kesiyorlarmış lan

reis yine bi oyunlar peşinde

? dogukan 09.09.2017 23:49 0

Olm odtü te agaçları kesiyorlarmış lan

Ekşi de gördüm

? jak 09.09.2017 23:44 0

free kill

maydik indirin hemen

? dogukan 09.09.2017 23:40 0

Kitap kesitleri

@halaburadamisiniz: kamuk kim

? dogukan 09.09.2017 23:33 0

Kitap kesitleri

@zeratul: kamugun playboy aydnin entelektuel gecindigi yerden bahsediyoruz

? halaburadamisiniz 09.09.2017 23:31 - 09.09.2017 23:31 0

noldu öyle ya

:'((((((((((((((((

? dogukan 09.09.2017 22:23 0

noldu öyle ya

?

? vampir irfan 09.09.2017 22:01 0

Kitap kesitleri

sonunda kültür platformu oluyoruz

? cavci 09.09.2017 20:45 0

Kitap kesitleri

her gün farklı bir kitaptan bir kesit atıcam buraya

Edgar Allan Poe - Annabel Lee

Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
İsmi; Annabel Lee
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni
O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskanırdı bizi
Evet! Bu yüzden
Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi
Bir gece rüzgarından bulutun
Üşüdü gitti Annabel Lee
Sevdadan yana kim olursa olsun
Yaşca başca ileri
Geçemezlerdi bizi
Ne yedi kat göklerdeki melekler
Ne deniz dibi cinleri
Hiç biri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee
Ay gelir ışır, hayalin erişir
Güzelim Annabel Lee
Orda gecelerim uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni...

? pablo escobar 09.09.2017 17:57 0